Olimpiyat

Etiketler

, , , , ,

Bazen bin bir parçaya bölmeyi düşünüyorum kendimi. Kafamda yankılanan sesler, tek bir bedenin yetişemeyeceği cinsten. Git gide yükselen, çoğalan, çoğaldıkça karmaşıklaşan, karmaşıklaştıkça ürküten sesler…

Yetişmeye çalıştıkça büyüyen bu isteklere karşı da tek başıma yetersiz kalıyorum. Mesela, bir ordu sayısınca yapılabilirdi benden. Hadi ordu kadar da olmasın bir iki tane daha olsaydı en azından aldığım nefesin farkına varabilirdim.

Hayat bir olimpiyat olsaydı, dünya kesinlikle koşu parkuru olurdu. Biz, hiç durmadan koşmak zorunda olan koşucular. Ben ise Okumaya devam et »

Kadın Kırımına Hayır!

Etiketler

, , , , , ,

”Bir kadın çocuktur aslında. Çocuk gibi davranamayı sever.

Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini ister.

Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını

Ama her kadın çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister.

Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz,

ama asla onu bir çocuk gibi görmeyeceksiniz”

der Can Dündar. Kadın ruhunu en iyi anlatan tek şiirdir belkide ”Kadınlar” şiiri. O kadar güzel anlatılmıştır ki kadın olmak, okurken gözünüzde beliren varlık melekten de ötedir. Ama ne yazık ki insanlar sahip olduğu şeylerin değerini en çok onları kaybetme korkusu yaşarken anlıyor. Ya da bunu ömür boyu anlamayacak olan zihniyetler Okumaya devam et »

Aslında..

Etiketler

, , , ,

Durun durun! Başa sarıyoruz filmi!

Aslında ben; Aşktan köşe bucak kaçan korkağın tekiyim. İlgi bekleyip, sevgi sesleri duydu mu gözlerini kapatan, aklı ve kalbi zıt çalışan biri. Hayat bir sınavdır ya hani… Düşünceleri farklı iki organın bir bedene konulması da benim sınavım.

Bir tarafım komünizm derken bir tarafım faşisttir. Bir tarafım kuzey der bir tarafım güney. Bir tarafım batı derken bir tarafım hep Okumaya devam et »

Gel’eceğim

Etiketler

, , , , , , ,

Hissediyorum, seni hissediyorum. Nefes alışını, atan kalbini hissediyorum arıyorsun, sende beni arıyorsun. 

Bozma moralini yalvarırım. Sadece zamanı değil. Gelecek karşılaştıracaktır bizi. Tüm kalbimle güvendim ben kadere, bana verilmiş sözü var hem. İhtiyacımız olan tek şey, sabır. Ben oturmuş çayımı yudumlayıp adını bilmediğim, yüzünü bile görmediğim sana yazarken şu satırları sen nerelerdesin? Nedir aklını karıştıran böyle? Bağlıyız biz seninle bedenen olmasa da ruhen. Sen ne hissetsen hemen o ruh haline bürünüveriyorum. Durduk yere mutlu oluyorum mesela. Aklıma geliyorsun; demek ki mutlusun, gülüyorsun. Bende mutlu oluyorum, mutlu oluşuna.

En zoru ne oluyor biliyor musun? Üzülüyorsun ya Okumaya devam et »

Düşünce Hırsızı

Etiketler

, , , , ,

Ninelerimiz vardır, kınalı elleriyle evlatlarına çeyiz ören. Kızı evlenecektir, kızına. Kızının çocuğu olmuştur ama durmak yook başlar bu sefer yeniden torununa örmeye. Gözlüklerinin ucundan baka baka meydana gelir el emeği göz nuru dantelleri, örgüleri, bebek patikleri. Öylesine değerli, öylesine muhteşemdir ki aslında, belkide asıl değerini o nineden başkasını anlayamaz.

Ben bu konuya nereden mi geldim? Bu gün şans eseri, yazılarımın bir kısmını başka başka blog sitelerinde başka başka imzalarla gördüm. Kendimi aldatılmış gibi mi hissettim desem yoksa evladımı kaçırmışlar da bir yerlerde tutsak etmişler gibi mi hissettim desem. Sanırım ikincisi Okumaya devam et »

Sessizlik

Etiketler

, , ,

Bazen kabuk bağlayan yarayı kaldırmak can yakıyor.
Bazen o yaraya tuz basmak.
Sessizlik, huzurdur.
Yani öyle derler,
Ama bilmezler…
Sessizlik soğuktur.
Sessizlik, karanlık bir odada acıyla gıcırdayan kapıdır.
Sessizlik, sonsuzluk gibidir
Ya da minik bir nokta gibi
Kocaman bir yokoluştur, dehşet verici sus’uşluktur
Ancak sadece susmak yeterlidir.
İnsan doğasına inat konuşmamak,
Dilsizlerin hayat adaletsiz deyişlerini kanıtlar gibi…

Nasıl sarartıyorsa yıllar, defter yapraklarını Okumaya devam et »

Çizgiler

Etiketler

, , ,

Uykuya dalıp, rüya görmek istemiştim sadece o gece. Döndüm durdum ama uykunun geleceği yoktu. Baş ucumdaki telefonuma uzandım, kulaklıkla beraber. Rastgele müzik açtım; Emre Aydın’dı rasgelen. Gözümü kapattım uyumak umuduyla ama kapatır kapatmaz gözümün önünde beyaz arkaplan üstüne siyah çizgiler belirmeye başladı. Önce anlamsız çizgiler çizen siyahlık yavaş yavaş sivri bir çeneye ait yüzü oluşturmaya başladı. Çizgiler git gide daha belirgin olmaya başladı daha canlı daha parlak ve daha ürkütücü. Gözler oluştu ve sonra kaşlar.. Küçük kemerli burun takip etti sırayı. Çizgiler dudaklara geldiğinde yavaşladı yanlış çizmekten korkar gibi. Amacını anladım o an ‘seni’ çizeceklerdi. Sonra kayboldu o siyahlık Okumaya devam et »

On Yedi

Etiketler

, , , ,

Dile kolay on yedi sene..

Arkana dönüp baktığında bir çırpıda olup bitivermiş gibi her şey, gece uyuyup daha uyuduğunu bile anlamadan sabah oluvermiş gibi.

On yedi yıl önce bu gün, ilk defa ağlama seslerim yankılandı doğumhanede. Bu hayatta bende varım artık dercesine.. Ciğerime dolan oksijen ilk ve son defa bu kadar acıttı canımı. Ne kadar acı versemde ”evladım” deyip bağrına basacak bir kadının kucağında buluverdim kendimi, birde bana umut dolu gözlerle bakan bir adam..

İlk göz ağrısıydım ben. Dünyanın en tatlı ağrısıydı belkide onlar için. Şanslıydım, beni benden çok sevebilecek iki insan olduğunu bilmek güven vericiydi. Benim için canlarını feda edebilecek o iki insan; annem ve babam…

Ömür boyu taşıyacağım bir isim kulağıma fısıldandığında başladı hayat benim için. Yerim, kimliğim, nereye ait olduğum Okumaya devam et »

Eurovision Nostaljisi

Etiketler

, , ,

Sıradan bir gün.. Bu sıradanlığı farklı kılmak istedim bu akşam. Kendi kendime nostalji yaptım biraz. Buna nostalji denir mi bilmem. Malüm izlediklerimin yaşandığı dönemde ben dünyada bile değildim ama gördüklerim gerçekten çok hoşuma gitti ve sizlerle de paylaşmak istedim.

Bu fikir aklıma nereden geldi diyeceksiniz. Televizyon açık duruyordu tam karşımda. Gözlerim bilgisayar ekranında iken kulağım televizyonu dinlemekle meşguldu. Kanalın birinde Bülent Özveren’in konuşmasının bir kısmına kulak misafiri oldum. Bilirsiniz Bülent Özveren’i. Her yıl Okumaya devam et »

İyi Bayramlar..

Etiketler

, , ,

Önümüzdeki günlerde bol bol kolonya kokan eller, gülen yüzler ve iştahla et yiyen insanlar göreceğiz.

Yaşadığımız terör saldırısından dolayı verdiğimiz 26 şehit, arkasından Van’da yaşanılan deprem, sonrasında 29 Ekim kutlamalarının iptali.. Bu kadar üzüntü, bu kadar acı.. Düşünüyorum da Kurban Bayramı iyikide geldi be. Taban yapan moraller biraz olsun düzelir en azından.

Her sene eski bayramlar yâd edilir. Edilmeli de bence. Çünkü her geçen yıl bayramlardan, güzel geleneklerimizden uzaklaşıyoruz. Anlamsızlaşıyor bayram dedikleri. Çok net hatırlıyorum, yarın bayram diye sevinçten uyuyamazdım. İçimden sürekli ”bu gün bayram erken kalkın çocuklaar” şarkısı geçerdi. Ki zaten ben Barış Manço şarkılarıyla büyümüş çocuğum. Mavi kapaklı cd’si vardı bizde. Salonda kasetlerin bulunduğu bölmede dururdu. Diğer kasetlere göre Okumaya devam et »

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 109 other followers